EB Climbing | Efsanevi Tırmanış Markasıyla Röportaj

Geçtiğimiz ay Climbing Posts olarak EB Climbing markasının bağlı oldu şirket 9A Climbing ile röportaj yapma fırsatı yakaladık. Şirketin ihracattan sorumlu yöneticisi Olivier Jordano ile yaptığımız sohbette tırmanış endüstrisinin güncel durumuna, pandemiye, markanın hikayesine ve Seb Bouin’in “Vintage Rock Tour”una değindik. Kendi adıma konuşacak olursam, güncel koşullar hakkında bir perspektif kazanmama yardımcı oldu diyebilirim. Teşekkürler Bay Jordano!

Bay Jordano, kendinizden biraz bahseder misiniz?

Merhabalar, ben Olivier Jordano. EB tırmanış markasının bağlı olduğu şirket 9A Climbing’te ihracat müdürüyüm.

Geçmiş yıllarda spor tırmanış ile ilgilendiniz mi?

Outdoor endüstrisinde 30 yılı aşkın süredir çalışmış biri olarak spor tırmanışla, dağcılıkla, alpinizm ile normal bir tırmanıcıdan daha fazla ilgilendiğimi söyleyebilirim. Bu sürece kayak endüstrisini de ekleyebiliriz.

EB Climbing ile yollarınız nasıl kesişti Bay Jordano?

Markanın uluslararası ölçekte büyümek gibi bir hedefi vardı ve fark ettik ki benim uzmanlık alanım ve tecrübelerimle markanın hedefleri doğrultusunda güzel bir eşleşme oldu. Öte yandan şirketin yaşadığım yerde, Grenoble’da olması bu eşleşmeyi pekiştirdi. 

EB Climbing Takım Toplantısı – MOURIÉS 2017

Kariyeriniz boyunca farklı birçok markanın pazarlama, ihracat ve yönetiminde önemli bir rol oynadınız. Bu markalardan birisi de Amer Sport idi hatta. Geçmiş deneyimlerinizin 9A Climbing’teki pozisyonunuza olan katkısını nasıl değerlendirirsiniz?

Bu konuda sahip olduğum bilgi, küresel spor pazarında yer alan birbirinden farklı markalardaki ihracat / dağıtım alanındaki deneyimlerinden gelmektedir. Ek olarak, global anlamda insanlarla müzakere edebilmek, müşteriyi, markanızın ürününü doğru anlamak; hem müşterilerinizin hem de markanızın gelişimini yakından takip etmek,  pazarlamaya hakim olmak bu süreçte bana çok yardımcı oldu. Özetle, global anlamdaki tecrübelerimin hemen hemen hepsini güncel iş hayatımda da kullanmaktayım.

Super Gratton

Bay Jordano, bize EB Climbing’in hikâyesini kısaca anlatır mısınız?

Berkay, senin de bildiğin üzere uzun bir hikâyesi var. Geçtiğimiz yıl markanın 70. yaşını kutladık. EB 1950’de, dünyaca ünlü tırmanış bölgesi Paris’teki Fountainbleau’da  ve tarihteki ilk tırmanış ayakkabısını üreten marka oldu. 70 yıl uzun bir zaman ve bazen kötü günlerde yaşandı. Takvim yaprakları 2009’u gösterdiğinde Frederic Tuscan* EB Climbing’i satın aldı ve “9A Climbing” adında bir şirket kurarak markayı buraya bağladı. O günden beri her yıl ortalama %30’luk bir büyüme kaydediyoruz.

*Frederic Tuscan eski Eb sporcusu, halen tırmanışa devam etmektedir.

Pierre Alain’in ürettiği ilk tırmanış ayakkabıları.

Bay Jordano, EB Climbing’in hikâyesine baktığımızda birkaç kere el değiştirdiğini; birileri tarafından satın alındığını görmekteyiz. Bazı inişler çıkışlar olmuş ama o orijinal yanını korumayı başarmış diyebiliriz. EB bunu nasıl başardı?

Öncelikle, eski bir markadan söz ediyoruz; uzun zamandır tırmanışla uğraşan birinin en az bir EB ürünü kullandığını söyleyebilirim. 1950’li yıllara döndüğünüzde tırmanış ayakkabısı üreten tek marka EB Climbing idi. 50 yaşından büyük tırmanıcılarla konuştuğumuzda “Oh bu benim tırmanışa başladığım ayakkabılar!” diyeceklerdir.

Kendine has özelliklere sahip orijinal bir markadır EB. Evet, finansal ve endüstri kaynaklı sebeplerden dolayı başka şirketler tarafından satın alındı ama o orijinal yapısını korumayı başardı. Bu başarının arkasındaki en büyük sebebin Fransa pazarında kalmış olmasıdır bence. Kaybolabilir, yok olabilirdi ama inişli çıkışlı süreçten kurtulmayı başardı ve şirket büyümeye devam ediyor.

9A Climbing çatısı altında “6A” adını verdiğiniz bir markanız daha var. Biraz araştırma yaptığımda hedef kitlesinin tırmanış salonları, okullar ve spor kulüpleri olduğunu gördüm. 6A tarafındaki çalışmalarınızı ve operasyonlarınızı bize anlatır mısınız?

6A, bahsetmiş olduğun bu hedef pazarları yakalamak; ihtiyaca cevap vermek için 11 yıl önce kuruldu. 2009 yılına döndüğümüzde, tırmanış salonları ve okulların bünyesinde kurulan tırmanış duvarları sayısında ciddi bir artış vardı. Fransa özelinde konuşacak olursam, birçok lisenin tırmanış duvarı olduğunu söyleyebilirim. Bazı duvarlar küçük ama yine de öğrenciler bu duvarlarda tırmanış yapabiliyor. Öte yandan, spor kulüpleri ve tırmanışla uğraşan kurulaşın sayısı da büyüyordu.  6A ile bahsettiğimiz bu alanlara yönelik kolay giyilip çıkarılabilen, öğrenci dostu, ucuz, ayak numarasına göre ayarlanabilir tırmanış ayakkabıları üretiyoruz. Komşu ülkelere bu üründen ciddi miktarlarda sattığımızı söyleyebilirim.

Pandemi nedeniyle her açıdan zor zamanlardan geçiyoruz.  Hem tırmanış endüstrisini hem de EB Climbing’in bu koşullardaki durumunu nasıl değerlendirirsiniz?

Birçok şirket gibi bizlerde pandemiden dolayı zor günler geçiriyoruz. Şanslıyız ki 2020’de %15’lik bir büyüme kaydettik; önceki senelere göre az bir büyüme olsa da pandemi şartları altında ve diğer alanlarla kıyasladığımızda geçtiğimiz seneyi pozitif yönde güzel bir şekilde kapattık. Mesela otomobil endüstrisi %20 – %25’lik bir kayıp yaşadı. Bardağın dolu tarafından bakarsak mutluyuz ama dolu olmayan tarafı bir o kadar zorlayıcı. Üretimimiz normal seyrinde devam ediyor diyebiliriz ama hem Fransa’da hem de Avrupa genelinde satışlar çok düştü.

Fransa genelinde tırmanış salonları bir süredir; outdoor mağazalar da ilkbahar sezonunda ve Eylül ayında kapalıydı. 2020’nin yaz aylarında her yer açıktı ve o dönem işler gerçekten yolundaydı fakat 2021 yılı itibariyle işler yine çok kötü. Ocak ve Şubat ayı zorlu geçti çünkü tüm mağazalar ve salonlar tekrar kapandı. Outdoor dükkanlar açık ama kış sezonunda olduğumuz ve bir takım seyahat kısıtlamaları olduğu için çok bir işe yaramıyor. Ülkedeki koşulların durumuna göre Nisan ayında sürecin normale dönmesi bekleniyor. Parmaklarımızı çapraz yaptık ve salonların açılmasını bekliyoruz. Tüm bu Covid süreci sona erdiğinde tırmanışın, dışarıda yapacağımız aktivitelerin keyfini çıkaracağız, bu sektördeki trend olumlu yönde ilerliyor.

Fransa hükümeti ekonomik anlamda bir yardımda bulundu mu?

Fransa hükümetinin uygulamaları biraz karışık; tırmanış salonları, bazı iş yerleri ve dükkânlar zorunlu olarak kapandı. Bahsettiğim bu işletmeler ciroları üzerinden belli bir miktar tazminat aldı ancak bizim gibi şirketler kapanma zorunluluğu ile karşılaşmadı ama doğrudan bir yardım da almadık. Tamam şirketimiz açık ve üretimimiz devam ediyor ama Fransa ve Almanya’daki müşterilerimizin iş yerleri kapalı. Aldığımız tek yardım, şirketin çalışanlarının aldığı maaşın bir kısmını karşılayan geçici bir ödenek verilmesiydi. Mesela benim Mart, Nisan ve Mayıs aylarında veya 2 aylık tam kapanmalarda normal mesaimin %10’u kadar çalıştım ve şirketimiz ise %10 üzerinden bir maaş ödemesi yaptı, kalanını ise devlet ödedi.

Spor tırmanış olimpik bir spor olduktan sonra endüstride belirgin farklılıklar gözlemleyebildiniz mi Bay Jordano?

format (combined format) with only one medal.

Tırmanışın olimpik bir spor olması gerçekten etkileyici ve bu durum dünya çapında bir ilgiyi beraberinde getirecek. Umarız ki Tokyo Olimpiyatları bu yaz düzenlenir ve birçok insan bir spor olarak tırmanışı tanır ve denemek ister. Aynı zamanda kombine formatın etkilerini de bu yaz (eğer olursa) net bir şekilde görmüş olacağız.

Kombine formatı’nda değişikliğe gidildi, 2024 Paris Olimpiyat Oyunlarında hız disiplini ayrı bir madalya etkinliği olarak yer alacak.

Kesinlikle! Ardından da spor (pozitif yönde) patlayacak. Spor tırmanış, olimpiyatlar için nispeten yeni bir spor ve bir sporu tanıtmak için güzel bir yol. Bence lider disiplini bouldering ve hız’a göre daha zor ama sporun dışındaki insanların durumunu anlayabiliyorum. Hız disiplini daha ilgi çekici görünüyor olabilir, özellikle de televizyonda. 2 sporcu aynı rotaları hızlı bir şekilde tırmanmaya çalışmasını birçok kişi izlemek isteyecektir. Lider ve hız disiplini arasındaki ilişkiyi kayaktaki slalom yarışına ve downhill’e benzetiyorum; slalom daha teknik, downhill çok daha hızlı. Olimpiyat söz konusu olduğunda sporun içindeki herkese faydası olacağına inanıyorum, elbette en büyük faydayı altın madalyayı eve götüren sporcu ve ülkesindeki kişiler görecek. Medya birdenbire insanları tırmanmaya motive edecek ve spora yeni kitleleri kazandıracak madalyalı Türk ya da Fransız sporcuyu konuşacak.

Kitlelerin yeni bir spora ilgi duyması konusunda Tırmanış Dünya Kupalarının yapıldığı yerlerin önemli olduğunu düşünüyorum. Daha önce hiç ev sahipliği yapmamış bir şehir ilgi yaratabilir, mesela İstanbul. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Evet, ilgi çekici olabilir. İstanbul’un bir dünya kupasına ev sahipliği yapması yeni bir durum ve şehirdeki birçok gencin ilgisini çekecektir. Sporun gelişimi, uzun süre sporun içinde bulunanlarla değil de spora yeni katılan bireylerle olduğuna inanıyorum, Fransa’da ve dünyanın pek çok yerinde bence böyle. “Sadece kayada tırmanmak” mantalitesi, renkli taytlar, uzun saçlar, 70’ler ve 80’lerdeki alışkanlıkların günümüzde de devam etmesi biraz old school tırmanış tarzıdır.

Yeni tırmanış stilini incelediğimizde şehir yapısından gelen bireyleri daha fazla görmekteyiz. Bu bireyler eğitim seviyesi yüksek, profesyonel iş hayatına sahip, aile yaşantısı olan kişiler, dolayısıyla tırmanış salonları da bu yeni stile rota çeşitliliğiyle, sosyal alanlarıyla, kafe ve barıyla, temiz soyunma odası ve duşlarıyla hitap ediyor. Gittikçe daha fazla insan fitness salonları yerine tırmanış salonlarını tercih ediyor çünkü tırmanmak daha havalı! Bir arkadaşın “Hangi sporla uğraşıyorsun?” diye sorduğunda “Tırmanış” dediğinde “Oo tırmanış, macera ve heyecan kokuyor!” diyebilir. Pek çok kişide tırmanışa gitmek fitness salonuna gitmekten daha eğlenceli geliyor. Eksik veya fazla tırmanışın trend olmasının sebepleri bence bunlar ve tabii ki olimpiyat faktörünün buradaki etkisi yadsınamaz.

Bu soruyla Fransa’nın tarihi tırmanış bölgelerine gitmek istiyorum. Seb Bouin’in “Vintage Rock Tour” projesi tırmanış dünyasında bir hayli ses getirdi. Bu fikrin arkasındaki hikâye nedir?

Vintage Rock Tour, tırmanış tarihine bir teşekkür sunma amacıyla ortaya çıktı. Bu nedenle Seb Bouin bazı spesifik ve tarihi tırmanış bölgelerini, o bölgelerdeki rotaları proje kapsamında tekrar ziyaret etmeye başladı. İlk 7a spor rota veya ilk 8a zorluğa sahip hatlar da Vintage Rock Tour dâhilinde. Belki videolardan görmüşsündür, bazı hatların ilk tırmanışları yapıldıktan sonra bir daha hiç el değmemiş, 20 – 30 hatta 40 yıl hiç tekrar görmemiş rotalar var.  “O zamanlar nasıldı?” diye sormamıza neden oluyor ve ilk günkü ruhu geri getiriyor; bize hissettiriyor. EB Climbing’in 70. yıl dönümüne özel bir proje. Amacımız biraz da tırmanış tarihine yolculuk yapmak ve o yıllardaki tırmanıcıların performanslarındaki farklılıkları görmek, göstermek.

Camille DOUMAS, Hélène JANICOT and Charlotte DURIF / MOURIÉS 2017

EB Climbing bünyesindeki başka sporcularla da bu tarz etkinlikleriniz var mı?

Ekibimiz ve müşterilimizle her yıl küçük çapta ya da uluslararası seviyede toplantılarımız, etkinliklerimiz oluyor fakat şuan ki odağımız Seb Bouin ile yaptığımız Vintage Rock Tour.  Bouin gerçekten çok başarılı bir sporcu, 2019 yılında 9b tırmanan tek sporcuydu. Bu yıl için konuşacak olursak, bir yandan Covid ile mücadele ederken bir yandan da Seb Bouin ile başka neler yapabileceğimizi düşünüyoruz. Bir yandan Vintage Rock Tour devam edecek bir yandan da daha az bilinen, Bouin kadar başarılı olmayan sporcularımızla da bazı etkinlikler planlıyoruz. Üst seviyede tırmanamayan ama sosyal medya kullanımı konusunda başarılı olan sporcularımız var ki bu da bir ürünü tanıtmak, farklı kitlelere ulaştırmak için oldukça kullanışlı. Genç sporculara da destek oluyoruz. Fransa’daki genç bir sporcu, sosyal medyada, kulüpte ya da bu tarz ortamlarda aktif olur olmaz radarımıza giriyor.  Pazarlama departmanımızla konuyla alakalı detaylı bir sohbet yapabilirsin eğer istersen çünkü bu konular üzerine neredeyse 7 / 24 çalışıyorlar.

Konusu açılmışken bu konuda bir fikrinizi almak isterim, bir sporcuya sponsor olmaya nasıl karar veriyorsunuz?

Daha öncede söylediğim gibi, tırmanış seviyesini dikkate alıyoruz öncelikli olarak, yapılacak en mantıklı şeylerden biri budur. Sonrasında sporcunun sosyal ağları; çevresi, bağlantıları, sosyal medyası da dikkate alıyoruz. Bugünlerde genç sporcularla ilerlemeyi tercih ediyoruz çünkü tırmanışın geleceği onlar olacak ve EB Climbing bünyesinde kendini kanıtlamış pek çok sporcu var. 

Sponsor olacağımız kişinin bulunduğu konum da oldukça önemli. Fransa genelinde yılda bir çift tırmanış ayakkabısı vermek koşuluyla pek çok sporcuya destek oluyoruz. Cüzi bir ücret verdiğimiz tek sporcu Seb Bouin, ekibimizdeki diğer kendini kanıtlamış sporculara, seviyesini de göz önünde bulundurarak aksesuar ve ayakkabı bağlamında sponsor oluyoruz. Uluslararası seviyedeki sponsorluk sürecini bu şekilde özetleyebilirim fakat ulusal taraftaki süreçlerimizi ülkelerde bulunan distribütörler yürütmektedir. Yerel ithalatçı veya distribütör olmadığı zaman başka bir ülkede iş yürütmek ya da o bölgedeki sporcuya sponsor olmak güçleşiyor.

Haklısınız Bay Jordano. Geçtiğimiz aylarda EB markasının Türkiye pazarına girme ihtimali üzerine konuşmuştuk fakat ülkedeki ekonomik koşullar ve iki farklı tırmanış markasının pazara olan dominasyonu nedeniyle konuştuğum yetkililer duruma sıcak bakmamıştı.  Belki Türkiye’den genç bir sporcuya sponsor olmanız bu süreci hızlandırır, ne dersiniz?

Bu noktada bir takım sorunlar ortaya çıkıyor. Distribütör olmadan bir sporcuyu takip etmemiz gerçekten çok zor. Yerel yetkili bizim yerimize sporcuyu takip ediyor, ilgileniyor ve destek oluyor. Sıklıkla Güney Afrika’dan “İyi bir tırmanıcıyım, şu seviyedeyim, bana sponsor olabilir misiniz?” tarzında mail alıyorum fakat Güney Afrika’da da distribütörümüz yok. Bizim için başka bir ülkeye tırmanış ayakkabısı göndermek gerçekten zor bir iş çünkü giydiği başka bir ayakkabının numarasını söylüyor ama bırak farklı markayı, aynı marka altındaki farklı modellerde bile yarım numara çok şey ifade ediyor, özellikle de iyi seviyede bir tırmanıcıysa bu yarım numaralık fark tırmanışı olumsuz etkiler. Birkaç sefer gönderdiğimiz de oldu ama ayakkabı olmadı, geri geldi, tekrar gönderdik derken kargo ücreti ayakkabıyı geçti.

Berkay, bildiğin üzere benim işim uluslararası alandaki satışları arttırmak. Eğer ilerleyen zamanlarda Türkiye’den bir mağaza EB Climbing ile işbirliği yaparsa o zaman Türkiye’deki genç tırmanıcılara yılda bir ya da iki tırmanış ayakkabısı verecek şekilde sponsor olabiliriz elbette. Hem ürünü sporcuya ulaştırma sürecinde bir sorunla karşılaşmayız hem de sporcu ayağına göre ve istediği modelde ayakkabıyı seçebilir.

Mesela bizim şirket Grenoble’da ve hemen yanımızda Fransa milli takımının antrenman tesisi mevcut. Neredeyse her gün bir sporcu kapımızı çalıyor ve “Magnezyum tozum bitti, ayakkabım yırtıldı, yeni ayakkabıya ihtiyacım var” gibi talepleri oluyor. Elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz elbette.

Zacharie De SMIDT on “Magie Blanche”, 8b+, Mouriès.

Bay Jordano, 9A Cimbing şirketi olarak gelecek planlarınızdan biraz bahseder misiniz?

Öncelikle EB markasının gelişimine ve her yıl yaptığımız pazara yeni ürünler getirme gibi gelişmelere odaklanıyoruz. Elbette bu yeni ürünler sadece tırmanış ayakkabısı ile sınırlı değil. Geçen yıl ürettiğimiz, piyasaya sürdüğümüz ancak tanıtımını tam yapamadığımız “Strange” modeli var. Onun tanıtımını düzgün bir şekilde yapmak istiyoruz bu yıl.

Bu modeli Youtube kanalınızdaki bir videoda görmüştüm.

Evet, kendi aramızda yaptığımız etkinlikte yer verdik bu modele. “Balboa” adını verdiğimiz bu model de 2021’de piyasaya süreceğimiz yeni tırmanış ayakkabımız. Yumuşak, agresif ve ayakkabının neredeyse her yerinde kauçuk kaplama mevcut. “Balboa” aslında geç kalmış bir model çünkü üretimin yapıldığı fabrikaya Covid nedeniyle sürekli gidip gelişmeleri yakından takip edemedik, aslında sana gösterdiğim ürünün bir protatipi. Kayada ve tırmanış salonunda denedikten üzerinde çalışacağımız birkaç ufak detay daha var. 

Hem hobi hem de sporcu olarak tırmanışla ilgilenenler için, kişilerin sağlıklarını ve konforunu gözeterek ürettiğimiz bazı aksesuarlarımız var. Mesela “FRESH” adını verdiğimiz bu ürünü tırmanış ayakkabınızın içine sıkarak kötü kokuyu ve bakterileri yok edebilirsiniz. %99 doğal yağlar kullandık ve Fransa’da üretildi. Yine benzer amaçlar doğrultusunda ürettiğimiz “Stick” adlı bir ürünümüz var. Bu da sedir ağacından ürettiğimiz, %100 doğal bir aksesuar. Tırmanış ayakkabınızın içine yerleştirerek bakterilerden ve kötü kokulardan kurtulabilirsiniz. Tırmanış ayakkabısının içine giyebileceğiniz çorap ve ayak baş parmağına takılan “GEL Protect” ise ayak sağlığını gözeterek ürettiğimiz diğer aksesuarlar.

“Tırmanışla ilgilenen herkesin konforlu hissetmesini istiyoruz.”

Biraz önce değişen ve gelişen tırmanış stilinden, toplumundan bahsetmiştik. Tırmanışa başlayan yeni nüfusun daha varlıklı ve daha çok sağlığına dikkat eden bireylerden oluşacağını düşünüyoruz. Duş almak, temiz olmak, konforlu hissetmek, modaya uygun olmak isteyeceğini düşünüyoruz ve istiyorlarda, bu çok normal. Saymış olduğum aksesuarları da bu talepler doğrultusunda düşündük ve ürettik.

Farklı bir perspektiften bakalım: 30 yıl önce koşarken ihtiyacımız olan şeyler ayakkabı, tişört ve şorttan ibaretti. Günümüzde ise likralı kıyafetler, akıllı saatler, bluetooth kulaklıklar, nabız ölçerler, yağmurluklar, windstopper adını veriğimiz dış katman kıyafetler mevcut ve renk renk. Buradaki çeşitlilik güzel koordine edilmiş ve modaya uygun şekilde ilerliyor. Tırmanışın içindeki gelişim de bu tarz talepler doğrultusunda gelişecektir.

Peki yenilebilir materyallerin ürünlerde kullanımı konusunda ne düşünüyorsunuz Bay Jordano? Kullandınız mı yoksa bu başlık planlarınız arasında var mı?

Aksesuarlarımızda olabildiğince doğa dostu yenilenebilir materyal kullanmaya çalışıyoruz. Mesela “FRESH” %99 doğal ve kutusu yenilenebilir materyalden yapıldı. Sedir ağacı da benzer nitelikte fakat tırmanış ayakkabısına geldiğimizde tüm endüstriyi ilgilendiren bir konu haline geliyor. Sürtünmeyi oluşturan malzeme kauçuk* ve bu petrol kaynaklı bir malzeme ne yazık ki. Kauçuğun performansında olup doğa dostu başka bir materyal kullanmak sihirli bir dokunuş olurdu ama kolay bir iş değil. Üzerinde çalışıyoruz.

*Aslında birçok tırmanış markası artık kullanamayacak hale gelen araba lastiklerini bu işler için kullanmakta.

Teşekkürler

Bu keyifli sohbet için Olivier Jordano’ya teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ayrıca röportajın İngilizce edit kısmında bana yardımcı olan değerli dostlarım Arman Zonüzi ve Esma Şerifoğlu’na da ayrıca teşekkürler.

Hatırlatma

Eğer ilerleyen aylarda veya yıllarda EB Climbing ürünlerinin distribütörlüğünü yapmayı düşünürseniz, çevrenizde bu konuda ciddi düşünenler varsa climbingposts@gmail.com üzerinden bize ulaşın. Röportajda belirttiğimiz gibi eğer yerel bir satıcı olursa ülkemizdeki genç tırmanıcı dostlarımızın en azından ayakkabı ihtiyacını çözebiliriz.

EB Climbing Sosyal Medya Hesapları:

İnternet Sitesi, Instagram, Twitter, LinkedIn & Youtube

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir